Marka Bilinirliği Ürünü Nasıl Sattırır? Örnek Bir Anım

1

Satış, bir ihtiyacı tespit edip bedeli karşılığında giderme eylemidir. Satış sürecini etkileyen en önemli etkenler ise ihtiyaç-iletişim ve ikna sürecidir. Eğer tekel değilseniz ya satışçı olarak bizzat ya da temsil ettiğiniz marka ile tüketiciyi ikna etmeniz gerekir. Muadil ürünler satan güçlü rakipleriniz varsa müşteriler neden sizi tercih etsin? İşte bu sorunun cevabı koca bir “pazarlama” kavramını oluşturmaktadır. Biz bu makalede marka bilinirliği yaratma ile pazarlama faaliyetlerini desteklemek ve insanların satın alma kararını etkilemek üzerinde duracağız. Makalenin sonunda harika bir örnekle konuyu toparlayacağım. Marka BilinirliğiSatın alma kararlarımızı etkileyen çok ama çok güçlü bir etken vardır. Hatırlamaya çalışın. Evet, tahmin ettiğiniz gibi “güven duygusu.”

Tıpkı bu makaleyi yazan ben, okuyan siz, onlar, biz, hepimiz alışveriş yaparken riske girmeyip bildiğimiz markaları (marka bilinirliği olan ürünleri) tercih etmek isteriz. Bunun sebebi kandırılma endişesi veya ürünün istediğimiz standartlara sahip olmama endişesi olabilir. Yani, sürprizlerle karşılaşıp tabiri caizse “paramızla rezil olmak” istemeyiz. Peki her ürün için internette araştırma yapıp üstüne bir de eşimizi dostumuzu arayıp fikirlerini alıyor muyuz? Şuan kendinizi bir süpermarkette hayal edebilirsiniz. Tek tek yakınlarınızı arayıp “şu deterjan nasıl, bu içecek lezzetli mi, beyaz peynirin bu markasından alayım mı?” gibi sorular sorar mısınız? Ya da raflarda gördüğünüz her ürünü internette araştırma şansınız var mı? Hayır, yok.

Peki böyle anlarda bize güven duygusu veren ve ürünü satın almamızı sağlayan güç nedir? İşte bu marka bilinirliğinin gücüdür. Daha önce bir billboard üzerinde veya gazete sayfasında gördüğümüz o ürün bugün reyonda karşımıza çıkmıştır. İlk olarak nerede veya nerelerde gördüğümüzü hatırlamayız ama bilinç altımıza yerleşmiş olan bu ürün için artık “kaliteli” inancına sahip oluruz. Bazen “bu ürünü biliyorum, hiç fena değildir” diyerek satın aldığınız ürünleri aslında daha öncesinde hiç kullanmamış olduğunuzu hatırlayın. Birisi “bu ürün kaliteli mi?” diye size sorduğunda “ben kullanmadım ama iyi bir markadır” dediğiniz ürünler de olmuştur. İyi olduğunu nereden biliyorsunuz? 🙂 İşte iç sesinizin karşılığı marka bilinirliğidir. Ürüne güvenmenizi sağlayan, o ürünün kaliteli olduğunu düşündürten etken: marka bilinirliği

Marka Bilinirliği İle İlgili Örnek Bir Anım

aküKonuyu bizzat yaşadığım bir anı ile toparlamak isterim. Arabamın aküsü bitip yolda kaldığımda en yakın oto sanayiye gidip ilk bulduğum OTO AKÜ dükkanına girmiştim. 75A akü sordum. Satıcı, marka bilinirliği çok yüksek olan bir ürün gösterdi. “Bu var beyefendi 230 TL” dedi. Tabi ben bu akü bitmesi olayına hazırlıksız yakalanmıştım ve cebimde düşünmeden harcayacağım yüzlerce banknot yoktu 🙂 Daha uygun bir ürün olup olmadığını sordum. Bu defa herkes tarafından bilinmeyen ama benim gözlerimin aşina olduğu bir markanın ürününü göstererek “bu var 160 TL” dedi. O an çok mutlu oldum. Çünkü bilindik bir markanın (yani kaliteli) ürününü ekonomik bir fiyata alacak ve ihtiyacımı giderecektim. Anında satın alma kararı verdim ve işimi hallettim.

Sonrasında “ben bu markayı nereden hatırlıyorum?” diye sorguladığımda aslında TV, gazete, internet vb. platformlarda hiç görmediğimi fark ettim. Bu ürünün logo ve kurumsal kimlik çalışması aylar önce grafiker arkadaşım tarafından bizzat yanımda yapılmıştı. Yani, satın aldığım aküyü aslında arkadaşımın monitöründen başka bir yerde görmemiştim. Bilinç altıma yerleşen renkleri, logosu, imajı artık o markanın “güvenilir” bir marka olduğunu düşündürtmüş ve “marka bilinirliği var” hissiyatıyla ürünü satın almama sebep olmuştu. Sizin de benzer anılarınız varsa hemen aşağıda kolayca yorum yaparak paylaşabilirsiniz. Hatta paylaşın lütfen 😉

Marka bilinirliği oluşturma ve marka pazarlama adına yeni yazılar paylaşacağım. Marka Hocam’ı takip edin.

Bünyamin Kapıcıoğlu

Yorum(1)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir